Hz. Bilal: İslam'ın İlk Müezzini
Hz. Bilal ibn Rebah, Habeşistanlı bir köleydi. Efendisi Ümeyye ibn Halef, Mekke'nin zalim müşriklerinden biriydi. Bilal, İslam'ı kabul ettiğinde en ağır işkenceye maruz kaldı. Ama her işkencede yalnızca şunu söyledi: 'Ahad! Ahad! — O birdir! O birdir!' Bu iki kelime, tarihin en cesur iman ilanlarından biri oldu. Hz. Bilal'in hikayesi; iman, sabır, eşitlik ve özgürlüğün hikayesidir.
Çöl Güneşinde 'Ahad!'
Bilal, Mekke'nin Kureyş kabilesinden Ümeyye ibn Halef'in kölesi idi. İslam'ın ilk günlerinde — henüz yalnızca birkaç kişi iman etmişken — Bilal da bu yola girdi.
Bunu haber alan efendisi Ümeyye, onu şiddetle cezalandırmaya başladı. Her gün öğle vakti, Mekke çölünün kavurucu sıcağında Bilal'i çıplak sırtı üstü yatırıyor, göğsüne koca bir taş koyuyor ve 'Muhammed'i bırak! Lat ve Uzza'ya tap!' diye bağırıyordu.
Bilal'in dudaklarından yalnızca şu kelimeler çıkıyordu: 'Ahad! Ahad!' — Allah birdir, Allah birdir.
Bu işkenceyi gören Hz. Ebubekir, onu satın alarak özgür bıraktı. Peygamberimiz bu haberi duyunca şöyle buyurdu: 'Ey Ebubekir! Onu bizimle ortak et.' Hz. Ebubekir güldü: 'Onu zaten azat ettim ya Resülallah.' Bu diyalog, İslam'ın köleliğe ve ayrımcılığa bakışını özetler: Bilal artık yalnızca özgür değil, saygın bir sahabeydi.
إِنَّ أَكْرَمَكُمْ عِندَ اللَّهِ أَتْقَاكُمْ
"Ey insanlar! Sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık. Sizi milletler ve kabileler yaptık ki birbirinizi tanıyasınız. Allah katında en değerliniz takvaca en üstün olanınızdır."
— Hucurat Suresi, 49:13
İslam'ın İlk Ezanı
Medine'ye hicretin ardından Müslümanların namaz vakitlerini bildirmek için bir yöntem arandı. Bazı sahabeler çan çalınmasını, boru üflenmesini önerdi. Bir Ensarlı sahabe Abdullah ibn Zeyd rüyasında bir adamın ezan lafızlarını öğrettiğini gördü ve Peygamberimize anlattı.
Peygamberimiz rüyayı doğru buldu. Ardından şöyle buyurdu: 'Bu lafızları Bilal'e öğret. Çünkü onun sesi sizinkinden daha yüksek ve güçlüdür.'
Hz. Bilal, İslam'ın ilk ezanını okudu. Allahu Ekber sesleri Medine'de yükseldiğinde Müslümanlar birbirlerine koşup bu güzelliği paylaştılar. Bilal'in sesi, artık zincirlerden değil, minberden yükseliyordu.
O günden sonra Bilal, Peygamberimizin müezzini oldu. Her vakit ezanı okudu. Hicazın güneşinde, Medine'nin serinliğinde, seferde, hazarda — hep o ses, o 'Hayya ale's-salah!' narasıyla çıktı.
فَاسْعَوْا إِلَىٰ ذِكْرِ اللَّهِ
"Namaza çağırıldığınızda Allah'ın zikrine koşun."
— Cuma Suresi, 62:9
Kâbe'nin Damında Ezan
Mekke'nin Fethi günü, 630 yılında, Hz. Muhammed muzaffer ordusunun başında doğduğu şehre girdi. Kâbe'nin içindeki putlar kırıldı. Ve o gün Peygamberimiz Hz. Bilal'e dedi: 'Kâbe'nin damına çık ve ezan oku.'
Bilal'in ayakları, yıllar önce işkence gördüğü o toprakları geçerek Kâbe'nin basamaklarını tırmandı. Damda dikildi. Ve bugün milyarlarca Müslümanın bildiği o kelimeler, Mekke semalarında ilk kez böyle yükseldi: 'Allahu Ekber! Allahu Ekber! Eşhedü en lâ ilâhe illallah!'
Aşağıda toplanan Mekkelilerden bazıları bu sesi işittiğinde öfkeyle 'Bu adam damda ne arıyor?' dedi. Peygamberimiz şöyle buyurdu: 'Allah katında insanların en üstünü takva sahibi olanıdır. Bilal'in bugün burada ezan okuması, sizi bu gerçekle yüzleştirmektir.'
Hz. Bilal, Peygamberimizin vefatından sonra derin bir keder içine düştü. Bir daha ezan okuyamadı; her seferinde boğuluyordu. Yıllar sonra rüyasında Peygamberimizi gördü ve 'Ya Bilal, neden bizi ziyaret etmiyorsun?' dedi. Ertesi gün Medine'ye gitti. Sahabe çocukları koşarak etrafına toplandı. Onların ısrarıyla, Peygamberin Mescidi'nde son bir kez ezan okudu. Bütün Medine ağladı.
📌Ders ve İbret
- 1.İman, işkence karşısında dahi söylenen bir 'Ahad!' kelimesinde yaşar. Hz. Bilal bunu hayatıyla ispat etti.
- 2.İslam, insanlar arasındaki renk, soy ve statü ayrımını reddeder. Hz. Bilal'in Kâbe'nin damında ezan okuması bu eşitliğin sembolüdür.
- 3.Dünün zulme maruz kalanı, yarının onurlu temsilcisi olabilir. Allah'ın takdiri insanların ön yargılarını aşar.
- 4.Sevdiğimizi kaybetmek kalıcı bir iz bırakır. Hz. Bilal'in Peygamberimizin ardından bir daha ezan okuyamaması, gerçek bir sevginin işaretidir.
- 5.Sabır, yaşananları değil, yaşananlar karşısındaki duruşu belirler.
Bu içerik genel bilgi amaçlıdır. Dini konularda detaylı bilgi için güvenilir din alimlerine ve Diyanet İşleri Başkanlığı kaynaklarına başvurunuz.